
Dünya virüsün etkilerinden sarsılıp insanlar zombilere dönüşürken, Alice sağ kalanları bulup onları kurtarma macerasına devam ediyor. Umbrella ile olan savaşı yeni boyutlar kazanıyor, fakat Alice beklenmedik eski bir arkadaşından yardım alıyor. Yeni bir yol buluyorlar ve bu yol zombilerden uzak Los Angeles şehrindeki bir sığınağa gidiyor. Fakat, şehre vardıklarında şehir binlerce zombi ile dolu olmaktadır, Alice ve arkadaşları ölümcül bir tuzağa doğru adım atmaktadır…
Filmin resmi sitesini ziyaret etmek isterseniz, lütfen buraya ve buraya tıklayınız.
Resident Evil (Ölümcül Deney) filmi, ilk oyunundan beri benim zombi filmleri arasında favorilerimdendir. İlk filmi daha dün gibi hatırlıyorum, oldukça iyi kurgulanmış, soluk soluğa izlenebilecek kapasite de ki bir filmdi. Serinin diğer filmleri de yine hevesimi kursağımda bırakmadı. Açıkcası her filmin sonunda, bir sonra ki filmin çekilmesi için heveslenmeye başlıyordum. Ve gün geldi çattı, serinin 4. filmi olan Afterlife, yani Türkçe karşılığı ile Ahiret, Türkiye´de 10 Eylül 2010 günü gösterime geleceği açıklandı.
Böyle sürükleyici filmleri sinemada izlemek gibisi yok. Her film sinemada izlenmiyor bana göre. Tabii izlediğiniz salona da bağlı. Ses ve görüntü donanımı, koltukları ve mimarisi de önemli. Ben en çok afm sinemalarını seviyorum mesela. Yine bu filmi de o gün uygun bulduğum bir afm salonunda izleyeceğim.
Şimdiden heyecan basmadı değil hani. Fragmana şöyle bir göz attığımda açıkcası biraz sahne yapısı, kurgusu bana 1998 yapımı Blade serisini hatırlattı. Yine de eminim ki fazlasıyla aksiyon dolu, hayal kırıklığı yaratmayacak bir film olacak.
