LOADING

Type to search

Share

Her gün artan sayısıyla Türkiye de şu anda yaklaşık 27 milyon internet kullanıcısı var. Bundan 3 sene önce “internet insanları asosyal yapıyor, içine kapanık bir hale getiriyor” denirken bu gün internet, insanlara inanılmaz bir güç katıyor. En ufak bir örnek vermek gerekirse, doğru platform ve doğru iletişim ile bugün bir firmayı yükseltmek yada tam aksine yerin dibine sokmak bile mümkün. Aynı şekilde bir ürünü tanıtmak, pazarlamak, ürün ile ilgili bilgi toplamak da yine sosyal medya içinde mümkündür. Üstelik binlerce liralık yatırım yaparak belli başlı büyük reklam firmalarına gitmenize de gerek yok.

Bu yazı dizisinde sosyal medya´nın ne olduğundan ve sosyal medya´nın doğru kullanılmasıyla nerelere, nasıl ulaşabileceğinizden bahsedeceğim. Sosyal medya´nın hangi amaçlar için kullanılabileceği, neler yapılabileceğini ve daha fazlasını kendi görüşlerim, araştırmalarım ve deneyimlerimle örnekleyerek anlatmak istiyorum. Bu yazı dizisinde ki giriş ve bilgiler yüzde yüz doğru kaynak olmayabilir çünkü tamamen benim kendi kişisel düşünce, görüş ve deneyimlerimden yola çıkarak hazırlamaktayım. Bu sebeple yazıyla ilgili her türlü eleştiri, öneri, bilgi ve kaynakları yorum kısmından belirtebilirsiniz.

Bugün bir ürün ürettiğinizi düşünelim. En basitin den bu bir tişört olsun. Biraz teknolojik nükteler içeren, tanınmış bir firmanın sloganıyla ilgili yada benzeri ilgi çekici bir tasarımda ki tişörtümüz olsun. Bu ürünü kadıköy de ki bir dükkan da saatte ortalama 4-5 kişiye gösterebilirsiniz. Yani günde 10 saatlik bir sürede 50 kişiye ulaşmış olursunuz. Peki sosyal medya da, ciddi bir çevreniz varsa ve bu sistemi iyi kullanabiliyorsanız ne kadar insana ulaşabilirsiniz ?

Şahsen kendi adıma çevremi hesaplarsam 1 saat içerisinde ortalama 300 kişiye ulaşabilirim. Peki diyelim ki bu 300 kişi içerisinden 100 kişi bu ürünü beğendi ve almak istedi. Sadece 1 saat içerisinde 100 ürünü sattık. Bu 100 kişinin 50 si arkadaşlarına önerirse olacak durum nedir? Öneri yapan kişinin tüm bağlantılarına da ulaşmış oluyoruz. Yani karşımızda ki kişi de en az bizim kadar geniş bir çevreye sahipse, ilgi gören bir kişi ise bu rakamı ikiye katlar demektir.

Bu rakam saatler içerisinde kelebek etkisi gibi büyüyecektir. Dolayısıyla ürettiğiniz içeriğin sosyal medya da mevcut medya yollarından daha hızlı ilerleyeceği kesindir.

Peki herşey için sosyal medya doğru mu? Tabiki de değil. Sosyal medya içerisinde en küçük yaş grubundan en büyük yaş grubuna kadar her cinsiyet, ırk, dil, din ve toplumdan insanlar bulunsa da bu ortalama rakamlara bakıldığında daha çok yaş bazlı genç bir kitle olduğu görünüyor. Dolayısıyla verilecek besleme (ürün, duyuru, kampanya vb.) yine sosyal medya içinde doğru alanlardan verilmeli ve hatta mümkünse doğru kişilerle verilmeli. Eğer sosyal medya ya firma olarak ilk defa adım atıyorsanız ya bilindik, köklü bir geçmişiniz olmalı yada sizi duyurmaya gücü yetecek, sosyal medya da kendine takipçi bir tabaka oluşturmuş kişiler aracılığıyla bunu yapmalısınız.

şöyle bir baktığımda sosyal medya yı kullanan firmaların, hedef kitlelerinde köklü değişiklikler yaptığını görüyorum. Mesela isim verecek olursam Yeni Rakı yı konuşabiliriz. Yeni Rakı, friendfeed sayfasında yeni kampanyalarını, ürünlerini, ödüllü yarışmalarını ve süprizlerini duyurmak için oldukça iyi kullanıyor. Mesela son 1 ay içerisinde ki konu başlıklarına bakalım:

* Motifleri el yapımı Yeni Rakı beykoz şişelerinin hikayesini merak etmiyor musunuz?
* ılk sürprizimiz… Yemek blogun ve meze tarifinle, rekor denemesinin bir parçası olmaya ne dersin?
* Bi´ Büyük Fest “ıstanBlog Fotoğraf Sergisi” Kuruluyor! Blogun ve ıstanbul fotoğrafınla bu serginin bir parçası olmaya ne dersin?
* Bi´ Büyük Fest Reklam Filmimiz

Bunlar sadece son 1 aylık beslemeleri içinden seçtiğim 4 başlık. Ve friendfeed de yeni rakının Bi´Büyük Fest kullanıcı yalnızca 199 abonesi var şu anda. Yorum, beğeni aktivitelerine bakıldığında çok daha fazla rakamlara ulaşabildiğini görüyoruz. Ve az önce bahsettiğim hedef kitle değişimi de bu noktada fark ediliyor. Rakı, Türk kültürün de genelde büyüklerin içtiği hatta büyüklerimizin oluşturduğu bir adab ile içilir. Rakı kadehi tutmaktan, kadeh tokuşturmaya, ilk yudumun alınmasından yanında ki mezelerine kadar neredeyse kitabı yazılacak bir kültürü vardır rakının. Dolayısıyla bana rakıyı kimler içer diye sorduğunuz da, “dedem, babam” diyebilirim. Fakat Bi´Büyük Fest katılımcıları ve sosyal medya beslemelerine katılımlara baktığım da bu yaşın çok çok altına indiğini, artık gençlerin bile rakıyı tüketmeye başladığını görebiliyoruz. Ve öyle ki, bunda tabiki de sosyal medya nın da katkısı var. Yeni ve genç işi ambalajlar, festival duyuruları, ücretsiz etkinlikler, sponsorluk partileri gibi ilgi çekici eylemler ile yeni nesilin ilgisi çekiliyor ve bu organizasyonlara katılım ile beğeni sağlanabiliyor.

Demek ki sosyal medya´dan firma olarak faydalanmak mümkün, fakat doğru yerden, doğru adımlarla, doğru hedef kitleye gidiş yoluyla bu mümkün.

Bloglar;
Kelime olarak “web günlüğü” yani Web Log olarak tanımlanıyor. Bir veya daha fazla kişi tarafından hazırlanan bloglar bireyler veya kurumlar tarafından hazırlanabilir. Bir blog’u önemli kılan en önemli unsuru içeriğidir. Blogları değerli kılan özellikleri, güncel, samimi ve değerli içerikler sunabilmesidir. Dünyada ve ülkemizde oldukça fazla takip edilen ve okurlarının görüşlerini etkileyebilen on binlerce blog yazarı bulunuyor. Blog yazarlarının tanınması ve etkili olması için internet kullanıcıları tarafından itibar görecek içerikler sunabilmesi gerekli. şirketler tanınmış ve etkili blog yazarları ile iletişim halinde olmanın ne kadar önemli olduğunu bildiklerinden önemli blog yazarlarını medya ilişkileri süreçlerine katıyor.

Mikro Bloglar;
Bloglarla kıyaslarsak, en önemli özelliği anlık ve kısa içerikler ile başkalarıyla içerik paylaşılmasını sağlamak. En popüler mikro blog servislerinden olan Twitter’da girilen her blog yazısı 140 karakterle sınırlıdır. ınsanların anlık olarak ne yaptıklarını başkalarıyla paylaşmalarını sağlayan mikro bloglar, özellikle profesyoneller tarafından bilgi ve haber paylaşımı amaçlı kullanılıyor. Dünyanın herhangi bir yerinde olan bir gelişmeyi en hızlı duyuran platformlar Mikro Bloglardır. Bir iki cümleyle sınırlı içerikle ile güncellenebilmeleri, cep telefonu ve iPhone gibi mobil araçlar ile kolayca kullanılabilmeleri, içeriğin hızlı bir şekilde yayılmasına olanak sağlıyor.

Sosyal Ağlar;
ınternet kullanıcılarının birbirleriyle tanışması, irtibata geçmesi, içerik paylaşımında bulunması, tartışma ortamı oluşturması ve ortak ilgi alanlarındaki kişilerin bir araya gelebileceği gruplar oluşturulması amacıyla oluşturulan internet siteleri sosyal ağlar olarak tanımlanıyor. Ülkemizde oldukça popüler olan Facebook buna bir örnektir. Sadece iş amaçlı ilişkiler kurabileceğiniz Linkedin önemli sosyal ağlardan biridir.

Sosyal İmleme;
ınternet kullanıcılarının beğendikleri internet sitelerini ve internet sayfalarını başkalarıyla paylaşmasına olanak sağlar. ınternet kullanıcıları paylaşılan içerikleri oylayarak ve yorumlayarak takip ederler. Bu sayede internette yer alan milyonlarca içerik arasında insanların ilgisini çekebilecek yazılar, resimler ve videolar ön plana çıkabilir.

Bunlar başlı başına sosyal medya nın yapı taşlarındandır. Bunların haricinde forumlar, sözlükler ve benzeri bulletinboard siteler gelmektedir. Yeri gelmişken sözlüklerin de bu sosyal medya mecrasında azımsanmayacak bir gücü olduğunu bildirmek istiyorum. Buna en güzel örnek inci sözlük, ekşi sözlük gibi siteler olabilir.

ınci sözlük, sosyal medya içinde yaptığı saldırılar ile gündemde. Hatta öyle bir gündem de ki, saldırıları neredeyse dünya da yankı yapmayı başarıyor. Özellikle son yaptıkları facebook saldırısı oldukça ciddi ve ses çıkartmayı başarmış bir saldırıydı.

Webrazzi bu saldırı “ınci Sözlük Facebook Tercümelerine El Atarsa Ne Olur?” başlıklı haberiyle duyurmuştu. ışte haberin bir kısmı:

Son dönemlerde herhalde “ınci Sözlük” ismini oldukça duymaya başlamışsınızdır. Bilimum web sitelerinin altından girip üstünden çıkan ve birçoğuna da zor zamanlar yaşatan grup şimdi de Facebook’a dadanmış ve Facebook tabir-i caizse hacklenmekten beter olmuş…

Facebook ana sayfası başta olmak üzere sitenin birçok bölümündeki cümleler ve kelimeler yerlerini ınci’nin üslubuyla yazılmış ağır küfürlere bırakmış durumdalar.

Bildiğiniz üzere Facebook’un farklı dillerdeki tercümeleri kullanıcıları tarafından yapılıyor ve bir ıngilizce kelimeye ya da cümleye karşılık gelen Türkçe tercüme yine kullanıcıların oylarıyla belirlenip yayına giriyor.

ınci Sözlük kullanıcıları bu noktadan hareketle Facebook’u kendi üsluplarıyla biraz dağıtmışlar. Konuyla ilgili ınci’deki girişi buradan okuyabilirsiniz. (Uyarı: Tıklayacağınız linkte küfür içeren cümleler bulunmaktadır.)

Facebook’un Türkçe sayfalarında ve özellikle ana sayfada görebileceğiniz ınci cümleleri yazıyı hazırladığımız sırada görülebiliyordu ancak kısa süre içinde Facebook yetkilileri tarafından yayından kaldırıldılar. şu sıralarda büyük olasılıkla sunucu güncellemeleri ile ilgili olarak bazen ınci cümleleri gözüküyor, bazen ise standart Facebook cümleleri.

Görüldüğü üzere, sosyal medya nın gücü azımsanmayacak kadar fazla. Fakat örümcek adam da söylendiği gibi “Büyük güç, büyük sorumluluk getirir”… Bu gücü doğru bir şekilde doğru bir yönde kullanmak önemli olan. ınci sözlük ekibi bu gücü kendilerince doğru olan yönde kullanıyorlar ve çok iyi organize oluyorlar. Peki siz de sosyal medya nın farklı mecralarını doğru şekilde kullanarak, bu güçten faydalanmak istemezmisiniz ?

Eğer hala sosyal medya ile tanışmadıysanız, ben yazı dizisinin ikinci kısmını yazana kadar bu mecraya giriş yapın. Nereden başlayacağınızı bilmiyorsanız;

FriendFeed.com a kayıt olun ve beni ekleyin: friendfeed.com/badursun
Facebook.com a kayıt olun ve beni ekleyin: facebook.com/badursun

Kelebek etkisinin bir parçası olun ve bu gücü tanımaya başlayın…

Tags:
Anthony Burak DURSUN

Adjans Digital Agency CEO, Gömülü sistemler, yazılım, fotoğraf çekmek, tasarım, teknoloji konularına hisli, evli, 4 kedi babası, asabi, anksiyetik bir kişi. Tekrarlayan şeyleri sevmez, her an her şey hakkında yazabilir, konuşabilir. Önceki hayatında marangoz olduğunu düşünüyor.

  • 1

Leave a Comment

Your email address will not be published. Required fields are marked *